سورة الحاقة

Hakka Suresi Arapça ve Türkçe Meali

Gerçek olan

Mushaf

Mishary Rashid AlafasyMP3 indirPDF indir

Hakka Suresi (الحاقة), Kur’an-ı Kerim’in 69. suresidir ve 52 ayetten oluşur. Adı “Gerçek olan” anlamına gelir. Mekki bir suredir, yani hicretten önce Mekke’de inmiştir. Kur’an’ın 29. cüzünde yer alır.

Bu sayfada Hakka Suresi’nin tamamını Arapça aslıyla ve Rowwad Translation Center tarafından hazırlanan Türkçe mealiyle ayet ayet okuyabilir, tilavetini dinleyebilirsiniz.

Hakka Suresi’nin tamamı: Arapça metni ve Türkçe meali

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. ٱلْحَآقَّةُ۝١

    Gerçekleşecek olan kıyamet!

  2. مَا ٱلْحَآقَّةُ۝٢

    Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?

  3. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ۝٣

    Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?

  4. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ۝٤

    Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar.

  5. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ۝٥

    Ama Semûd, şiddetli bir çığlık/ses ile helâk edilmişti.

  6. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ۝٦

    Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu olan şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.

  7. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَـٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ۝٧

    O rüzgârı onlara yedi gece ve sekiz gün peşpeşe musallat kıldı. O kavmi o süre içinde içleri boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yere yıkılmış görürdün.

  8. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ۝٨

    Onlardan arta kalan bir şey görüyor musun?

  9. وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ۝٩

    Firavun da, ondan öncekiler de, altı üstüne gelen kasabalar halkı da hep hata işlediler.

  10. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً۝١٠

    Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.

  11. إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ۝١١

    Doğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.

  12. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ۝١٢

    Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.

  13. فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ۝١٣

    Sûr’a tek bir üfürüşle üfürüldüğü zaman.

  14. وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً۝١٤

    Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman.

  15. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ۝١٥

    İşte o gün olacak olmuştur.

  16. وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ۝١٦

    Gökyüzü yarılır ve artık o gün zayıf ve güçsüzdür.

  17. وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَـٰنِيَةٌ۝١٧

    Melekler, onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.

  18. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ۝١٨

    Siz o gün (hesap için) arz olunursunuz da hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

  19. فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ۝١٩

    İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”

  20. إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَـٰقٍ حِسَابِيَهْ۝٢٠

    "Ben, zaten kesinlikle böyle bir hesapla karşılaşacağımı biliyordum." der.

  21. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ۝٢١

    Artık o hoşnut olduğu bir yaşayıştadır.

  22. فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ۝٢٢

    Yüksek bir Cennet'tedir.

  23. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ۝٢٣

    Meyveleri çok yakındır.

  24. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ۝٢٤

    Yiyin, için; afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın sebebiyle (size bahşedilmiştir.)

  25. وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ۝٢٥

    Kitabı solundan verilen kimseler ise şöyle der: “Eyvah! Keşke kitabım verilmeseydi.''

  26. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ۝٢٦

    "Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim."

  27. يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ۝٢٧

    "Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı!"

  28. مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ۝٢٨

    "Malım da bana bir fayda vermedi."

  29. هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ۝٢٩

    "Saltanatım yok olup gitti."

  30. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ۝٣٠

    Onu yakalayın da (ellerini boynuna) bağlayın.

  31. ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ۝٣١

    Sonra da Cehennem'e atın!

  32. ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ۝٣٢

    Ardından da onu yetmiş arşın boyundaki bir zincire vurup sürükleyin!

  33. إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ۝٣٣

    Çünkü o, Yüce Allah’a iman etmiyordu.

  34. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ۝٣٤

    Yoksulu yedirmeye teşvik etmiyordu.

  35. فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ۝٣٥

    Bugün onun için burada bir can yoldaşı da yoktur.

  36. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ۝٣٦

    İrinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.

  37. لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ۝٣٧

    O yemeği günahkârlardan başkası yemez.

  38. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ۝٣٨

    Yemin ederim gördüklerinize.

  39. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ۝٣٩

    Görmediklerinize de…

  40. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ۝٤٠

    Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.

  41. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ۝٤١

    O, bir şair sözü değildir. Ne kadar da az iman ediyorsunuz!

  42. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ۝٤٢

    O, bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!

  43. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ۝٤٣

    Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

  44. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ۝٤٤

    Eğer Peygamber bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;

  45. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ۝٤٥

    Elbette onu sağ tarafından kıskıvrak yakalardık.

  46. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ۝٤٦

    Sonra da onun can damarını kopartırdık.

  47. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَـٰجِزِينَ۝٤٧

    Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.

  48. وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ۝٤٨

    Şüphesiz o, takva sahipleri için bir öğüttür.

  49. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ۝٤٩

    Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.

  50. وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ۝٥٠

    Şüphesiz ki o kâfirler için bir pişmanlıktır.

  51. وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ۝٥١

    Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir.

  52. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ۝٥٢

    O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!

Sık sorulan sorular

Hakka Suresi ne demek?

Hakka, “Gerçek olan” demektir.

Hakka Suresi kaçıncı cüzdedir?

Hakka Suresi 29. cüzde yer alır.

Hakka Suresi kaç ayettir?

Hakka Suresi 52 ayetten oluşur.

Hakka Suresi Mekki mi, Medeni mi?

Hakka Suresi Mekki bir suredir.

Hakka Suresi kaçıncı suredir?

Hakka Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 69. suresidir.

Kaynaklar

  • Arabic text: Tanzil Quran Text (Uthmani) (Tanzil Project, CC BY 3.0), reproduced without changes.
  • Translation: Rowwad Translation Center, from QuranEnc.com, version 1.0.4, reproduced without changes.
  • Recitation: Mishary Rashid Alafasy, via QuranicAudio.com and EveryAyah.com.
  • Word by word: recordings and meanings from Quran.com (Quran Foundation), played when you tap a word.
  • Madinah and IndoPak fonts (Settings): the text in those scripts and their fonts come from the Quran Foundation (Quran.com); the Madinah font is the King Fahd Glorious Quran Printing Complex's Uthmanic Hafs font.

Found a mistake? Report a mistake and we will check it against the source.

Okuma ayarları

Kur’an yazı tipi
Arapça yazı boyutu
%100
Meal yazı boyutu
%100
Tema

Ana Ekrana Ekle

ReadSurahReadSurah uygulamasını ana ekranınızdan tam ekran açın. Okuduğunuz sureler internet olmadan da açılır.

  1. Safari’de Paylaş düğmesine dokunun. Yeni iPhone’larda bu düğme ••• menüsündedir.
  2. “Ana Ekrana Ekle” seçeneğine dokunun. Görmüyorsanız aşağı kaydırın.
  3. “Ekle” düğmesine dokunun.